Erdoğan müjdeyi vermişti maaşlara artış geliyor

Seçimlerin ardından gözler, hem çalışan hem de emekli polis, öğretmen, hemşire, din görevlisi ve idarecilerin ek gösterge artışına çevrildi. Düzenleme, emekli maaşlarını 533-637 lira artıracak. İkramiye de 17 bin-27 bin lira yükselecek. Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı polis, öğretmen, hemşire, din görevlisi ve diğer idarecilerin emeklilik ek göstergelerinin 3600’e çıkarılacağı müjdesi hayata geçiyor. Kısa sürede düzenlemenin yapılması bekleniyor. Düzenleme ile söz konusu mesleklerde görev yapanların emeklilik ek göstergeleri 3600’e çıkarılacak.
Daha önce bu görevlerden emekli olanlar da bu haktan yararlanacak. Eğer emekli vefat etmişse, maaşını alan eş ve çocukları bu imkandan faydalanacak. Yapılacak düzenleme yaklaşık 1.5 milyon memur ve memur emeklisinin gelirini artıracak. Ek göstergelerin 2200’den ve 3000’den 3.600’e çıkartılmasıyla birlikte polis, öğretmen, hemşire, din görevlisi ve şube müdürlerinin emeklilik ikramiyeleri ve emekli maaşları ciddi oranda yükselecek.

NE KADAR ARTACAK?

Birinci dereceden 30 yıllık polis emeklisinin aylığı 637 lira artacak. İkramiyesi de fiili hizmet zammı ile birlikte 27 bin lira yükselecek. 25 yıllık polis emeklisinde ise artışlar maaşta 592, ikramiyede 22 bin 739 lira olacak. Birinci dereceden 30 yıllık emekli öğretmen, hemşire, din görevlisi ve idarecilerin emekli aylıkları 569, ikramiyeleri 20 bin 516 lira artacak. 25 yıllıkta ise maaşı 533, ikramiye 17 bin 97 lira artacak.

Hacısalihoğlu: AP’nin raporu, teröre destek anlamı taşır

Avrupa Parlamentosu (AP) 2018 Türkiye Raporu’nda “Avrupa Birliği’nin Türkiye ile katılım müzakerelerini resmen askıya alması” çağrısında bulundu. Söz konusu çağrının bulunduğu rapor, 109’a karşı 370 oyla kabul edildi. 143 parlamenter ise çekimser kaldı.

Avrupa Parlamentosu’nun tavsiye niteliği taşıyan ve bağlayıcılığı bulunmayan bu skandal raporuyla ilgili olarak star.com.tr’den Ezgi Aşık’a değerlendirmelerde bulunan İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Rektörü ve Akşam Gazetesi yazarı Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu, “Burada bütün amaç stratejik anlayıştır. Bu raporda islamofobik yabancı düşmanlığının yansıdığını görüyoruz.” dedi.

“ÇİFTE STANDART İLE MESELE SİYASİ BİR NOKTAYA TAŞINMIŞTIR”

Avrupa Parlamentosu’nun aldığı bu kararın bağlayıcı bir karar olmadığını belirten Yaşar Hacısalihoğlu, “Teknik olarak alınan bu karar tavsiye niteliğindedir; hem hukuki hem de işlevsel pratik olarak bunu söylemek lazım. Hukuki ve teknik yanının ötesinde zaten bugün itibarıyla Avrupa Birliği’nin müzakere sürecinin geldiği noktada fiilen işlemediğini, bunun da tamamen Avrupa Birliği’nden kaynaklanan çifte standart ve haksızlıklar ile bu konuda tamamen meseleyi siyasi bir noktaya taşıması sonucu olduğunu görmek gerekir.” ifadelerini kullandı.

“KİN VE NEFRET İÇERİĞİNİ ÖNE ÇIKARAN BİR NİTELİK TAŞIYOR”

Avrupa Birliği’yle Türkiye arasındaki standartların uyumlaştırılmamasının teknik değil siyasi bir sorun olduğuna dikkat çeken Hacısalihoğlu, “Bu, çok açık bir şekilde, Türkiye’nin bugüne kadarki adımları, çabası, samimiyeti ve gayretinin gölgelenmesini isteyenlerin baltaladığı bir süreçtir. Parlamento kararındaki içerik de tam olarak bunu yansıtmaktadır. Yazılan bu rapor; demokrasi anlayışını zedeleyen, kin ve nefret içeriğini öne çıkaran bir nitelik taşıyor.” diye konuştu.

“TERÖRE KARŞI MÜCADELE ADINA SKANDAL BİR RAPOR”

Bu raporun demokrasi, adalet, insan hakları ve teröre karşı mücadele adına skandal olduğunu söyleyen Yaşar Hacısalihoğlu, “Türkiye’nin Akkuyu Nükleer Güç Santralinden tutun da, teröre karşı verdiği mücadeledeki kararlığı, Suriye’deki operasyonları konu edinen parlamento raporunda teröre karşı mücadeleyi baltalamaya dayalı açık bir vurgun olduğu görülüyor. Diğer yandan bu rapor, FETÖ meselesi sürecinde hâlâ bir korunma, kollama ve destekleme noktasında olduğunu da dışa vuruyor. Türkiye’nin terör konusundaki kararlı tutumu ve operasyonları parlamento raporuna eleştiri olarak yansımış. Bu da demokrasi adına bir skandaldır.” sözlerini kullandı.

“TERÖRE DESTEK ANLAMI TAŞIYOR”

Türkiye’ye karşı bu yaklaşımların teröre destek anlamı taşıyan yaklaşımlar olduğunu ifade eden Hacısalihoğlu, “Türkiye’de Kürt meselesinde siyasetin önü tamamen açılmıştır. Yasakçı hiçbir zihniyet yoktur. Geçmişin ötekileştiren hiçbir uygulaması gündemde bile değildir. Terörle bağını kesmeyen bir parti yönetiminin hukuk önündeki süreçleri devam etmektedir. FETÖ’nün darbe girişiminde 250 şehidimiz ve binin üzerinde gazinin verildiği o geceki kalkışmayı ve kaos girişimini koruyup kollayan anlayış, teröre destek veren anlayıştır. Bunu net olarak saptayalım.” sözlerini kullandı.

“YOK HÜKMÜNDEDİR”

Avrupa Birliği’nin iç sorunları yüzünden eski çekiciliğinin ve cazibesinin kalmadığını da söyleyen Hacısalihoğlu, “İngiltere’nin ayrılık süreci, yani Brexit meselesi gündemde. Yeni Avrupa Birliği’nin geleceği tartışmalarının olduğu bir dönem. Türkiye’ye ayar çekebilecek, Türkiye’ye o eski alışkanlıklarıyla her istediklerini yaptırabilecek gibi bir refleksin bugün bir karşılığının olmadığını, hiçbir şekilde dikkate alınmayacağını bilmeleri gerek, bunlar yok hükmündedir.” diyerek sözlerini tamamladı.

Bahçeli böyle uyardı: CHP işgalden kurtarılmalı, yoksa….

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Nevşehir’de halka hitap etti. CHP’ye sert eleştirilerde bulunan Bahçeli, “CHP işgalden kurtularak, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ruhu şad edilmelidir. Bu olmazsa yarınımız karanlıkta, birlikteliğimiz sallantıdadır.” ifadelerini kullandı.

Bahçeli’nin konuşmasından satır başları:

İşleri güçleri fitne fesat. Yatıyorlar kalkıyorlar iftira atıp yalan söylüyorlar. Çünkü mesubiyet bunalımına düşmüşler, kimlik krizine girmişler. Çünkü kök sorunu yaşıyorlar. Zillette buluşmuşlar, Türkiye üzerinde bölünme senaryoları yazanların esirleri olmuşlardır.

CHP Genel Başkanı PKK/PYD/YPG’yi masum gösterecek kadar şirazesinden çıkmıştır. Atatürk’ün partisi terör örgütlerinin sığınağı ve saldırı üssü haline gelmiştir. PKK’nın oylarına talip olduklarını söyleyecek kadar çirkefe bulanmışlardır. CHP’ye oyunu ve gönlünü veren her kardeşim bu çürümeye bir son vermeli, bu ayarsız gidişata bir dur demelidir. CHP işgalden kurtularak, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ruhu şad edilmelidir. Bu olmazsa yarınımız karanlıkta, birlikteliğimiz sallantıdadır.

‘Yüzen otellerle İstanbul’a gelip beş kat fazla para harcayacaklar’

İstanbul’un şu anda yıllık 232 milyar dolar olan yıllık gelirini 5 yıl sonunda yaklaşık 75 milyar dolar büyütmeyi hedeflediklerini ifade eden Yıldırım, “75 milyar dolar, her yıl ortalama 15 milyar dolarlık gelir artışı anlamına geliyor. Turizm de bu gelir artışında önemli bir yer tutacak. Bir turist ortalama 650 dolar harcama yapıyor. Oysa ki kruvaziyer ile gelen turistin harcaması 2000 ile 5000 dolara tekabül edecek” dedi

Başbakanlığı döneminde Türkiye’de yatırım ortamını 17 sıra birden yükseltmeyi başaran AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım, ülke için bu zamana kadar başardıklarını şimdi de İstanbul’da gerçekleştirmek için hazırlıklara başladı.

İstanbul’a dair turizm hedefleriyle ilgili açıklamalarda bulunan Yıldırım, bacasız sanayi olarak adlandırılan turizme özel önem verecek. Belediyelerin görevinin, kentlerin yatırım ortamını düzelterek daha çok istihdam sağlamak olduğunu hatırlatan Binali Yıldırım, “İstanbul’un yıllık geliri şu anda 232 milyar dolar. Önümüzdeki 5 yıl içinde bu rakamı 75 milyar dolar daha arttırarak 300 milyar doların üzerine çıkarmayı hedefliyoruz. Bu her yıl ortalama 15 milyar dolarlık fazladan katkı anlamına geliyor” dedi.

EN ÇOK GÖRÜLMEK İSTENEN 5. ŞEHİR

Paris, Londra, New York gibi kentlerin nüfusunun yaklaşık iki katı turist ağırladığını ve turizmden önemli bir gelir elde ettiklerini ifade eden Yıldırım, “İstanbul 13.5 milyon turist ağırlıyor. Bizim hedefimiz 5 yılın sonunda bu sayıyı 22 milyona çıkarmak. Özellikle daha fazla para harcayan gelir grubu yüksek turistleri hedefliyoruz. İstanbul, doğası, tarihi ve coğrafik özellikleriyle muhteşem bir şehir. Bunu yabancılar da biliyor. Bu kent dünyada görülmek istenen şehirler arasında 5. sırada yer alıyor. Aslında her şey hedefe uygun. Bizim yapmamız gereken şey ise turist ile İstanbul’u buluşturmak. Planlarımızı da buna göre yaptık” dedi.

11 milyar dolarlık pazar! 19 şehirde talep patladı…

Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin kenevir üretimine tekrar başlayacağının müjdesini vermesinin ardından tarla talebi hızla arttı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamasının ardından, tekstilden otomobil sektörüne geniş kullanım alanı bulunan kenevirin üretimine ilişkin, tarımsal politikalar yeniden şekillendiriliyor.

19 İLDE TALEP ARTIŞI

Karar çerçevesinde üreticisine önemli gelir bırakması beklenen kenevir sebebiyle Amasya, Antalya, Bartın, Burdur,Çorum, İzmir, Karabük, Kastamonu, Kayseri, Kütahya, Malatya, Ordu, Rize, Samsun, Sinop, Tokat, Uşak, Yozgat ve Zonguldak’ta tarla talebinde artış dikkat çekiyor.

TARLA FİYATI 85 BİN LİRA

Türkiye’nin her yerinden talebin olduğu kenevir üretimi yapılan illerde satışa sunulan tarlaların 85 bin lira civarında satılırken, dönüm fiyatının ise 5 bin liradan başlayıp 9 bin liraya kadar ulaşıyor.

1 DEKAR BİN 500 LİRA

3-4 yıl içinde geri dönüş sağlayan kenevirin tohum amaçlı üretildiğinde, 1 dekardan 50-60 kilogram kenevir elde edilirken, kilosu 25-30 liradan alıcı buluyor.

2025 YILINDA 11 MİLYAR DOLAR

Endüstriyel kenevir yetiştiriciliğinde ise 1 dekardan ortalama bin 250- bin 500 lira arasında gelir elde ediliyor. Aynı alandaki masraf ise 800-850 lirayı buluyor. Öte yandan 36 ülkede üretimi yapılan endüstriyel kenevirin 2017 yılında 4 milyar olan parasal büyüklüğünün 2025 yılında 11 milyar dolara çıkması bekleniyor.

Dünyanın en büyük kenevir üreticileri ise;

ABD, Kanada, Çin, Hindistan, Japonya, Brezilya, Almanya, Fransa ve İngiltere olarak sıralanıyor.

Kenevir; otomotiv, kozmetik, enerji, gıda, inşaat ve izolasyon gibi birçok sektörde geniş bir alanda ham madde olarak kullanılabiliyor.

Başkan Erdoğan: Be ahlaksız, siz Filistin’in tamamını işgal ettiniz

Başkan Erdoğan, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun Türkiye’ye alçak ifadelerle saldırmasına sert bir dille yanıt verdi.

Netanyahu Zalimdir diyen Erdoğan, “Eğer dünyada zulmeden bir ülke aranıyorsa o da İsrail’dir, bir terör devleti aranıyorsa o da İsrail’dir” dedi.

Türkiye’nin bu saldırılarak karşı dik duracağını belirten Erdoğan, “Müslümanlar olarak asla baş eğmeyeceğiz ama asla bu alçakların seviyesine de düşmeyeceğiz” dedi.

“BE AHLAKSIZ…”

Netanyahu’nun oğlunun alçak tweetine de mitingde yanıt veren Erdoğan, “İsrail’in başındaki soyguncu var ya, yargılanan var ya, her türlü yolsuzluktan yargılanan bir Başbakanları var ya, onun oğlu da ‘İstanbul, Bizans’ın başkenti bir Hristiyan şehridir’ diye tweet atıyor. Be ahlaksız, siz Filistin’in tamamını işgal ettiniz” ifadelerini kullandı.

Boeing’in başı belada! ABD’li pilotlardan dehşete düşüren itiraf

Etiyopya’daki kazadan aylar önce birçok Amerikan pilotunun, Boeing 737 Max 8 uçağı hakkında şikayette bulunduğu ortaya çıktı.

Önce Endonezya sonra Etiyopya’da 737 Max 8 tipi yolcu uçağını düşmesi sonucu toplam 346 kişi hayatını kaybetmişti. Bu gelişmeler sonrası tüm dünyadan ambargo yiyen Boeing şirketi, flaş bir adım atarak 737 Max 8’deki tartışmalı yazılımı güncelleme kararı almıştı. Tartışmaların ortasındaki şirketi zora sokacak yeni bir gelişme yaşandı.

AMERİKALI PİLOTLARDAN DEHŞETE DÜŞÜREN ŞİKAYETLER

The Dallas Morning News’e konuşan Amerikalı pilotlar, 8 ay önce o yazılım ve 737 Max 8 tipi için şirketi nasıl uyardıklarını anlattı.

Etiyopya kazası olmadan önce Max 8 hakkında, Ekim ve Kasım aylarında en az beş şikayetin yapıldığı bildirildi. Çoğu, otomatik pilot veya uçağın kalktıktan kısa süre sonra düşmesiyle ilgili olan şikayetlerde bulundu.

BİRİNCİ PİLOT: BÖYLE BİR UÇAĞI PİLOTLARA “UÇURUN” DEMEK MANTIKSIZ

Bir pilot Max 8’in uçuş kılavuzunun “yetersiz” olduğunu şikayet etti. Pilot, “Üreticilerin, Federal Havacılık Kurulu’nun (FAA) ve havayollarının daha öncekilerden oldukça karmaşık sistemlere sahip olan bir uçağı; yeteri kadar eğitmeden, geçerli kaynakları sağlamadan ve nitelikli dokümanı anlatmadan pilotlara uçurmasının mantıksız olduğunu düşünüyorum” diyerek, karakteristik artış sistemi ya da MCAS manevraları hakkında yeterli talimatın olmadığını söyledi.

İKİNCİ PİLOT: OTOMATİK PİLOT DEVREYE GİRİNCE 2-3 SANİYE SONRA UÇAK AŞAĞI DÜŞÜYOR

Şikayetlerin çoğunda pilotlar, kalkış sırasında uçağın burnunun aşağıya indiğini belirtti. Konu ile ilgili bir pilot, “Otomatik pilotun etkinleştirilmesi sonrasında 2-3 saniye içinde uçak aşağıya düşüyor” dedi. Ancak otomatik pilottan çıkıldığı takdirde uçağın yükselmeye devam edebildiğini söyledi.

Şikayette bulunan pilotlardan biri de, “Biz kalkış süresini düşündük ve bende uçuş profilini ve otomasyon sistemimizi gözden geçirdim. Ama uçağın düşmesi ile ilgili herhangi bir sebep bulamadım” dedi.

İŞTE BOEİNG’İN GELİŞTİRDİĞİ O TARTIŞMALI YAZILIM

Boeing, Avrupalı rakibi Airbus’ın orta mesafede daha verimli yakıt kullanan A321 model güncellemesine karşı geliştirdiği 737 Max modellerinde, uçak motorunu daha etkin hale getirmek için daha büyük bir motor inşa etmişti. Yeni motorun idaresi için de yeni bir uçuş kontrol yazılımı geliştirilmişti. Söz konusu yazılımın “kontrol yasası” adı verilen otomatik pilot aktifken pilotların müdahalesini devre dışı bırakan bir sistem içerdiği biliniyor.

Müjde verildi: 2020’ye kadar devlet ödeyecek

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank Nevşehir ziyaretine Valilik ve AK Parti İl Başkanlını ziyaret ederek başlarken daha sonra ise Nevşehir Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen kahvaltı programında iş adamlarıyla bir araya geldi. Bakan Varank burada yaptığı konuşmada Yeni Zelanda’da yapılan cami saldırısı ile ilgili konuşurken “Sapık terörist saldırı öncesinde bir de manifesto yayınlamış” dedi. Varank; “Maalesef güne acı bir haber ile başladık. Yeni Zelanda’da bir ırkçı mülteci düşmanı sapık terörist Müslüman kardeşlerimiz Cuma namazı kılarken onlara saldırdı. Ve 40 kardeşimizi camide ibadet esnasında şehit etti. Allah hepsine rahmet etsin. Dünyada ırkçılık ve İslamofobi artış gösteriyor. Her gün din kardeşlerimize, dindaşlarımıza yapılan saldırıyı haberlerde okuyoruz. Bu sapık terörist bu saldırıyı gerçekleştirmeden önce bir manifesto bırakmış. Bu terörist şöyle yazmış. ‘Bizim en eski düşmanımız Türklerin lideri Erdoğan’ı öldürmemiz lazım.’ Yine bu kişi şunları yazmış. ‘Türkler Müslümanlar boğazın doğu tarafında yaşayabilirler. Ama boğazın batı tarafına geçerlerse biz gelir onların bütün minarelerini, camilerini yıkacağız. Bir gün gelecek Ayasofya’daki o minarelerden kurtulacağız’. Değerli kardeşlerim buradaki din düşmanlığını, ırkçılığı sizler de hissediyorsunuzdur. Tabi Cumhurbaşkanımız sıklıkla beka meselesinden bahsediyor. Bazıları müstesna ifadeler ile bu beka meselesi de neymiş diyorlar. Ama işte bunun bugün bir kere daha görmüş oluyoruz” dedi.

“ASGARİ ÜCRET DESTEĞİNİ BU YIL 12 AY VERECEĞİZ”

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank geçtiğimiz yıl 9 ay verilen sigorta prim desteğini bu yıl 12 ay olarak vereceklerini söyledi. Varank; “Fikir alışverişinde bulunacağımız bu toplantı vesilesiyle sizlerle birlikte olmaktan büyük bir mutluluk duyuyor; hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Gittiğim her ilde mutlaka sanayicilerimizle, üreticilerimizle bir araya gelmeye özen gösteriyorum. Türkiye ekonomisi, gücünü ve dinamizmini sizlerden alıyor. Siz ürettikçe, istihdam sağladıkça, ülkemiz ileri gidiyor. Dolayısıyla biz de Bakanlık olarak attığımız her adımda büyümeyi sırtlayanları destekliyoruz. Sorunlarınızı, önerilerinizi bizzat takip ediyoruz. 16 senede güçlü bir temel inşa ettik, karşılaştığımız hiçbir zorluk bizi yıldırmadı. Sanayiden tarıma, eğitimden sağlığa pek çok alanda önemli reformları hayata geçirdik. Vatandaşımıza dokunduk, dertlerine derman olmaya çalıştık. Fabrikalar açtık, altyapılar kurduk, istihdamı geliştirdik. Şimdi artık ekonomimizin gücüne güç katmak istiyoruz. Sanayideki son dönem gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Adım atmamız gerektiğinde gerekli adımlar atıyoruz. Hem istihdamı hem de üretimi desteklemeye var gücümüzle devam ediyoruz. Daima yanınızdayız. Üzerinizdeki yükleri hafifletmek için son dönemde bir dizi yeniliğe imza attık. Bu reformları Cumhurbaşkanımız kamuoyuyla paylaştı. İş ve aş söz konusu olduğunda devletimizin tüm imkânları seferber ediliyor. Nisan sonuna kadar sağlayacağınız her ilave istihdam için, 3 ay boyunca prim ve vergilerin yanı sıra ücreti de devlet olarak biz karşılayacağız. Eğer şartlar devam ederse; izleyen 9 ayda da prim ve vergileri ödemeye devam edeceğiz. Geçtiğimiz yıl 9 ay olarak uygulan asgari ücret desteğini, bu yıl 12 ay boyunca vereceğiz. Aralık 2020’ye kadar, işe alacağınız her yeni çalışanın SGK primlerini ve vergilerini 12 ay boyunca biz ödeyeceğiz. Eğer kadın, genç ya da engelli istihdam edilirse bu süre 18 aya çıkacak. 5 puanlık prim indirimi ve bölgesel istihdam teşviklerimiz de aynen sürüyor. OSB’lerde bedelsiz arsa tahsisinin kapsamını genişlettik, arsa tahsis süreçlerini hızlandırdık. Ticarethanelerde kullanılan doğal gazın fiyatında yüzde 10’luk indirim yaptık” şeklinde konuştu.

AK Parti’den ‘Mansur Yavaş’ açıklaması

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, Mansur Yavaş’ın sahte senet skandalı ilgili ” Bu 600 bin dolarlık alacak neyin alacağı? Bu kişi senin arkadaşın; bu kişinin şizofren, dolandırıcı, evrakta sahtecilik yapan, çocuk pornocusu olduğunu söylüyorsun. Peki senin böyle bir kişi ile ilişkin nedir? Bunu açıklamak zorundasın.” dedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal CNN TÜRK ekranlarında gündeme dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Ünal Yavaş’ın sahte senet skandalına ilişkin şunları söyledi;

KASABA KURNAZLIĞI İLE KAPATILMIŞ

Mahir Ünal’ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:

Bu mesele bizim tarafımızdan gündeme getrilimiş değil. İlk kez 1 Aralık 2018’da 3 ay önce gündeme geldi. O gün sahte senet ile dava takibi şeklinde bir haber söz konusu. Bir müştekinin suç duyurusu sonucu devam eden davada mahkeme iddianameyi kabul edince tekrar Türkiye’nin gündemine oturdu. Sahte senet ile icra takibine kalkışmaktan kaynaklanan bir durum söz konusu. Bunlar ortaya çıkarsa siyaset bunları konuşur.Kasaba kurnazlığı ile bu kapatılmışsa Mansur Yavaş’ın adaylığı ile bu tekrar ortaya çıkmışsa bunun konuşulması çok normal. Kamuoyu sizinle ilgili her şeyi konuşur.

YAVAŞ’A İKİ BASİT SORU SORMAK İSTİYORUM

Burada söz konusu kişinin Yavaş’ın arkadaşı olduğu çok açık. Bizi taraf haline getirmeye çalışmasınlar. Ben burada basit bir iki soru sormak istiyorum. Ortada bir senet var doğru mu doğru, bu icra takibine konan senedin sahte olduğu onaylanmış mı evet onaylanmış . Yavaş bu senetin neyin karşılığı olduğunu kamuoyuna açıklayabiliyor mu? Kendisinin icaraya koyduğu bu senedin sahte olduğu Yargıtay tarafından onaylanmış. Biz olayın ahlak tarafındayız.

BİZİ SUÇLAYARAK HEDEF SAPTIRIYOR

Öncelikle bu sorulara cevap vermeli. Basın toplantısı düzenliyor, bitince soru almıyor. Bizi suçlayarak hedef saptırıyor. Bu 600 bin dolarlık alacak neyin alacağı? Bu kişi senin arkadaşın; bu kişinin şizofren, dolandırıcı, evrakta sahtecilik yapan, çocuk pornocusu olduğunu söylüyorsun. Peki senin böyle bir kişi ile ilişkin nedir? Bunu açıklamak zorundasın.

ÖZHASEKİ’NİN MAL BEYANI

Sayın Özhaseki 1994’ten beri siyasetin içerisinde. Her iki yılda bir mal beyanında bulunmuş. Sayın Özhaseki ile ilgili orada kendince hedef saptırmak istiyor. Özhaseki ile ilgili her şey ayan beyan ortadadır. Asıl ona şu soruyu sormak gerekiyor. Bu benim alacağım dediğin 600 bin doları sen bir yerde gösterdin mi? Asıl bunun cevabını vermesi gerekiyor.

Türkiye’nin müthiş silahı ilk kez yurt dışına satıldı

Türk mühendisler tarafından geliştirilen deniz elektronik harp sistemleri savaş gemilerimizi koruması altına alıyor. Düşman tarafından atılan güdümlü mermi veya torpidolara karşı koruma sağlayan sistemler gemi üzerine gelen mühimmatları yanıltabiliyor. Bu amaçla üretilen Zoka ülke savunmasının gücüne güç katıyor. ZOKA’nın ilk ihracatı ise Endonezya’ya gerçekleştirildi.

Haber7

Türk mühendisler tarafından geliştirilen deniz elektronik harp sistemleri savaş gemilerimizi koruması altına alıyor. Düşman tarafından atılan güdümlü mermi veya torpidolara karşı koruma sağlayan sistemler gemi üzerine gelen mühimmatları yanıltabiliyor. Ülke savunmasına güç katan ZOKA şimdi de ihracat başarısı sağladı.

İLK KEZ YURT DIŞINA SATILDI

Bu güne kadar yurt içinde görev yapan ZOKA bundan sonra yurt dışında da görev yapacak. Artık yurt dışındaki denizaltı ve gemilerde göreve yapacak ZOKA için ilk sipariş Endonezya’da alındı bir ülke daha ile görüşmeler sürüyor. Endonezya’danın siparişleri 2019 yılı içerisinde teslim edilecek

TORPİDOLARI DENİZALTINA YAKLAŞTIRMIYOR

Gemiler ve denizaltılara seyir halindeyken su altından en büyük tehdidi torpidolar oluşturuyor. Sadece manevra ile torpidolardan kaçamayan gemi ve denizaltılar ZOKA sayesinde kendisine doğru gelen torpidoyu hedeften şaşırtabiliyor.

SINIFININ EN İYİ SİNYAL KARIŞTIRICISI

Tüm dünyadaki sinyal karıştırıcılar incelendikten sonra en iyisini yapmak için yola çıkan Aselsan, diğer ülkelere ait olan sistemlerin açıklarını ve eksiklikleri kapatarak yerli ve milli olarak üretimi gerçekleştirdi. Aselsan öncülüğünde Türkiye’deki bir çok üniversite ve kurumun çalışmasıyla hayata geçirilen ZOKA sınıfının en iyi sinyal karıştırıcı olma özelliğini taşıyor.